728 X 90

Aşk için kurulmuş bir kent: Stratonikeia

By Mia Pelin Ozdogru — Şubat 09, 2014

Aşk için neler yaptınız? Uzun yollara düştünüz mü mesela? Hiç yapmam dediğiniz şeyleri yaptınız mı? Olamam dediğiniz biri oldunuz mu? ;) O zaman aşık olmuşsunuz demektir!
Aşk, başka bir “kategori” konusu. Yine de aşk için inşa edilmiş bir şehirden bahsedeceğim size. Üstelik evlat sevgisi için sevdiği kadından vazgeçen bir kral ve sevdiğine kavuşunca onun adına antik dönemin şaşaalı kentlerinden birini dünyaya armağan eden aşık bir prens de var bu öykünün içinde! ;)

Str jacques
Üvey anneye aşık olunca…
Bugün Muğla sınırları içinde kalan Karia bölgesinde vaktiyle güçlü bir kral olan Seleukos yaşarmış. Bu kralın üstüne titrediği genç ve yakışıklı bir oğlu varmış: Antiokhos. Bir süre sonra genç prens hastalanıp yataklara düşmüş. Ateşleniyor, halsizlikten yataktan kalkamıyormuş. Hekimlerse hastalığın ne olduğunu bir türlü bulamıyorlarmış. Yalnız saray hekimi bir şey fark etmiş; Ne zaman prensin üvey annesi hasta odasına girse prensin nabzı hızlanıyor, fenalığı artıyormuş… Durumun umutsuz bir kara sevda olduğunu anlayan hekim durumu krala nasıl anlatacağını düşünüp sonunda bulmuş… “Kralım…” demiş ” “Ben oğlunuzun derdini buldum ama ne yapacağımı bilmiyorum”… “Çabuk söyle” demiş kral… “Oğlunuz benim karıma aşık olmuş. Ölümcül kara sevda. Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız?” “Elbette hemen karımdan ayrılır ve iksini evlendirirdim”. “O halde öyle yapınız” :) diyerek meseleyi tatlıya bağlamış hekim… Kral da sözünde durmuş ve karısını azad edip oğluyla evlendirmiş. Prens Antiokhos da aşkından ve mutluluğundan bu muhteşem şehri inşa ettirmiş…

Str4 yatagan linyittiyatro

Bir başka efsane biraz daha karanlık ama aktaralım; Yalnız geçen uzun yıllardan sonra kral I.Seleukos, Stratonike ile karşılaşınca aradığı kadının o olduğunu anlamış ve uzak eyaletlerdeki oğlu I.Antiokhos’un dönmesini beklemeden görkemli bir düğünle evlenmişler. Ne var ki prens döndüğünde kaçınılmaz buluşma gerçekleşmiş ve prens üvey anneye vurulmuş. Bundan sonra genç prens yataklara düşmüş ve efsane anlattığımız biçimde sürerek bu sevda açığa kavuşmuş. Ne var ki, Kral Seleukos’un çifti gönüllü biçimde değil istemeye istemeye evlendirdiği, gözüne uzak bir şehir kurmaları için onları finanse ettiği ve öfkesinden bir de beddua savurduğu söylenir!.. Kral “Kentleri sekiz kere başlarına yıkılsın, huzur görmesinler e mi” diyerek aşıkları yollamış… Antik çağ bir yana bugün kentle içiçe olan Eskihisar köyünün üç kez yer değiştirdiği biliniyor. En son ziyaretimizde Yatağan termik santralinin kullandığı LİNYİT yatakları üzerinde olduğundan köyün zorla boşaltıldığına tanık olduk… Eskihisarlılar güzel yuvalarını terkedip yakınlarda kurdukları yeni köye taşınmışlar. Bir şekilde lanet sürüyor diyebiliriz…,

Hellenistik kent ve Osmanlı köyü birarada

Muğla’nın Yatağan ilçesinin 7 km batısında, Milas-Yatağan karayolu üzerinde bulunan Stratonikeia, bugün terkedilmiş bulunan Osmanlı köyü Eskihisar ile içiçe bulunmakta. Ayrı çağlara ait iki terk edilmiş kentin görüntüleri çok etkileyici gerçekten. Biri bir kral oğlunun elinden Hellenistik çağın tüm şaşaasıyla bembeyaz mermerden akan, gymnasionu (spor kompleksi) bouleuterionu (devlet binası) hamamları, tapınağı, hatta tiyatrosuyla görkemli bir imparatorluk kentiyken, diğeri bir Osmanlı köyünün tevazusuyla kerpiç, kuru taş ve badadiye yapılardan oluşmakta… Ortak yanları; yıllarca içiçe yaşamış ve bugün kimsesiz kalmış olmaları. Eskihisar; haneler , çeşmeler ve kahvehanelerden oluşmakta. Elbette yapı malzemesi olarak yıkılmış antik kentin sütun parçaları, yapı elemanlarını da köy binalarında görmek bu yöre gezginleri için tanıdık görüntüler :p

içiçeara eleman
Köyü terketmemiş çok az kişiden biri olan girişteki “Stratonikeia cafe”yi işleten bey, Eskihisar köyünün de kendi dönem şartları içinde varsıl bir yerleşim olduğundan bahsetti bize. Pek çok dükkanlar, işleyen kahvehaneler varmış. Bugün ise ne yazık ki hayalet köy durumunda. Terkedilmiş köyleri gezmekten tuhaf bir keyif aldığım doğru :p ama sebebin köyün yukarısındaki Linyit yatakları olduğunu ve köylülerin gönülsüz göçtüklerini bildiğimden bu kez pek keyif alamadım bu durumdan!..
Köyün mütevazı binaları yanında bir de “ağa evleri” var. Daha doğrusu dört duvarları günümüze gelmiş. Fakat o duvarlar bile öyle görkemli ki!
Bir de köy terkedilene kadar ibadete devam edilen Şaban Ağa Camii. Zaten köyün girişinde kazı evi ile birlikte sizi hemen bu görkemli camii karşılıyor. Fakat onun da hali çok iç açıcı sayılmaz. Yine de mihrap yerinde!

aga evicamii
Stratonikea çok eski çağlardan; Kalkolitik dönemden Cumhuriyet Türkiyesi dönemine kadar yapılaşma gösteren bir bölge. Bahsettiğimiz mitoloji ise MÖ 3. yüzyıla yani Klasik dönem sonu ile Hellenistik dönem başlarına tekabül ediyor. 3 km kuzeyindeki Lagina ile aralarındaki “kusal yol” kazılarda ortaya çıkarılmış.
Bu bölgede gezecek çok yer var. Elinizde bir arkeoloji haritasıyla gelmeniz tavsiye olunur. Stratonikeia bunlardan biri. Benim için değeri “Aşık olunan bir kadın için inşa edilmiş bir kent” olmasından ileri geliyordu. Fakat gezince, terk edilmiş bir başka çağa ait yaşam alanıyla nasıl içiçe ve yıllarca uyum içinde yaşadıklarını görmek daha çok etkiledi. Demek Eskihisar köyünün çocukları mermerden sokaklarda oynayarak büyüdüler. Şimdi ise köy tamamen sessizliğine gömülü…

beraber

*fotoğraflar: Mehmet Emin Erdoğdu

Leave A Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>